İzmir’in Buca ilçesine bağlı Kırklar ve çevresindeki kırsal alanlarda, 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun meşhur “2/B” maddesi, bir kalkınma projesi olmaktan çıkıp devasa bir mülkiyet krizine dönüşmüş durumda. Bölge halkı, dedelerinden kalan toprakların ellerinden kayıp gidişini izlerken, “Hukuk köylüyü mü koruyor, yoksa yeni sahiplerine yer mi açıyor?” sorusunu soruyor.
Yasal düzenlemeye göre 2/B arazileri; satış amacıyla değil, o yörede yaşayan halkın ekonomik ve tarımsal kalkınması için tasarlanmıştı. Ancak Kırıklar’da iddialar tam tersini işaret ediyor. Bölge sakinleri; muhtarlar ve aracı kişiler vasıtasıyla bu arazilerin parçalara bölündüğünü ve üçüncü şahıslara hızla pazarlandığını öne sürüyor.
En vahim iddia ise süreçteki acelecilik: Normal şartlarda bir ay olması gereken askı süresinin beklenmediği ve işlemlerin “alelacele” onaylandığı savunuluyor.
Kırıklar’daki mülkiyet kaosu aslında bir asra yaklaşıyor. Bölge halkının dile getirdiği kronolojik mağduriyet şöyle:
1948: İlk orman tahdit çalışmaları yapıldı.
1964: Tapulama süreciyle mülkiyet sorunları çözüldü, köylü tapusuna kavuştu.
1978: 1744 Sayılı Yasa gerekçe gösterilerek eski defterler açıldı ve kazanılmış haklar tartışmaya açıldı.
Bugün gelinen noktada, onlarca yıldır ellerinde olan tapuların iptal edilmesiyle karşı karşıya kalan yüzlerce köylü, devletin devamlılığı ilkesine sığınıyor.
Kamuoyunu en çok yaralayan iddia ise adalet terazisindeki dengesizlik. Bölgenin yerlisi olan çiftçinin, hayvancısının tapusu iptal edilirken; dışarıdan gelen ve yüksek bedeller ödeyebilen kişilerin aynı alanlarda kolayca arazi edinebildiği iddia ediliyor. Bu durum, 2/B alanlarının “sosyal amaçlı” kullanımından uzaklaşıp, bir “rant sahasına” dönüştüğü şüphesini güçlendiriyor.
“Biz bu toprakların bekçisiyiz, yabancısı değiliz.” – Bir Kırıklar Sakini
Kırklar’da yaşanan bu mülkiyet depremi, sadece bir toprak kavgası değil, bir adalet arayışıdır. Yetkililerin; askı süreçlerindeki usulsüzlük iddialarını incelemesi ve 1964’ten bu yana süregelen tapu güvenliğini yeniden tesis etmesi bekleniyor. Aksi takdirde, ormanı korumak için çıkarılan yasalar, köylüyü toprağından eden bir mekanizmaya dönüşme riskiyle karşı karşıya kalacak.
EKONOMİ HABERLERİ
05 Kasım 2026SON DAKİKA HABERLERİ
05 Kasım 2026GÜNCEL HABERLER
05 Kasım 2026GÜNCEL HABERLER
05 Kasım 2026EKONOMİ HABERLERİ
05 Kasım 2026
1
Work and Market, Yeni Tedarikçi Anlaşmalarıyla Büyüme Stratejisini Güçlendiriyor
2
Siyasetin Hassas Koridorlarında “Sessiz” Disiplin: Suat Kalender ve Ekibinin Zorlu Mesaisi
3
İş Güvenliği Bir Zorunluluk Değil, Kurumsal Bir Değerdir
4
Bornova Meclisi’nde “Vekalet” Krizi: Muhalefet Neden Sessiz?
5
KIRKLAR’DA “2/B” ÇIKMAZI: KÖYLÜNÜN TAPUSU GİTTİ, “DIŞARIDAN” GELENE YER Mİ AÇILDI?